yol yapmayı özlemişiz, bir kaç günlüğüne de olsa çeşme'ye gitmek üzere araba ile yola koyulduk!
Mevsim ekim başı olunca yol rahat geçti. Gekibolu üzerinden yaptık geçişimizi, bayrama rağmen trafiğe çok takılmadık. Aklımız Gelibolu, Eceabat, Çanakkalede kaldı (Otel Grand Eceabat) bir daha ki haftasonu gezi hedefimiz.
Ceşme plus'ta kaldık hos konsepti ve geniş alana yayılması kumsalı ile harika bir otel. Ancak sezonu kapatmak üzere olması ve mevcut yönetimi nedeniyle işletme yok denebilir! Oda servis ve temizlik yoktu! Dolayısıyle iki günden fazla kalmak imkansız. Bizie yanlış odayı verdikleri için ertesi gün yeni bir oda ile temiz havlulara kavuştuk. Ama gercekten el değiştirdiğini öğrenmeden bir daha bu otelde kalmaya hiç niyetimiz yok. Gitmeyi düşünenlerin bilgisine.
Bu fırsatla bayrama rağmen aşırı kalablık olmayab ve cıvıl cıvıllığını koruyan Alaçatı'nın üstünü altına getirdik. İmranhen hem restoranı, hem pastanesi hem de konakları ile gözümüze girdi. Bir dahaki Alaçatı ziyaretinde Imranhan konaklarını (arkadaki havuza bakan cumbalı odaları) gözümüze kestirdik.
E çeşme gelince iki şey atlanmaz biri Dost Pide'de pide, diğeri kumru ki kumru için alternatif çok. İkisine de doyduk! E tabii rüzgar değirmenlerinde sakızlı kahve eşliğinde manzara keyfini atlamadık. Yeme içme diyince balık yediğimiz ve çok beğendiğimiz iki mekanı da belirteleim, ki gidenlerin aklında bulsun:
- Dalyan'da Cevat'ın yeri. Servis çok güleryüzlü, balıklar enfes, fiyatlar normal.
- Çeşme Marina'da ise park yerinden yeme içmeye fiyatlar daha yüksek ama alternatifler çok. Bizim tercihimiz oldu. Hiç fena değildi. Marina geceleri çok şenlikli mutlaka uğranmali ;)
A'dan Z'ye
20 Ekim 2014 Pazartesi
26 Haziran 2014 Perşembe
Tesvikiye Köyü / Erikli Selalesi
söyle ayda bir iki kere dogaya karisip, sehri gürültüyü patirtiyi unutmak, sadece ciceklerin kokusu, kuslarin civiltisi, agaclarin gölgeleri arasinda kaybolmak insani canlandiriyor. iste biz de bir önceki trekking deneyiminin hizini alamadik ve hemen sonraki pazar yine Bukla ile kendimizi yollarda bulduk. Bu sefer Tesvikiye köyü, Erikli Selalesi parkurunda. Yagmur ihtimaline ragmen son derece keyifli, günesli bir gün gecirdik. Erikli selalesi iki asamali, ilkinden ikinci ve daha büyük olana gecerken biz macera olsun diye kaya tirmanisini tercih ettik. laf aramizda ayni yere cok daha rahat ve merdivenlerle cikildiginda bastan bilseydik muhtemelen rehberimizin "burayi herkes cikti" motivasyonlari bir ise yaramaz, hepimiz kolaya kacardik ;)
Yazin gelmesiyle kalabliklasan selalede yaz kampi yapan cocuk gruplarindan, turistlere ve selale manzarasina karsi sigarasini tütürüp hoplaya ziplaya eglenirken gürültü dozajini da ayarlayamayan yurdum insanina, cocuklariyla oynayan ailelere kadar pek cok farkli kesim selaleinin dibinde bulusuverdi. Sadece o degil orman icindeki ince toprak patika boyunca da kalablik doga ve yürüyüs sever gruplarla karsilasip birbirimize yol vermemizi gerektirecek bir kalablik mevcuttu. Muhtemelen baharda daha serin ama daha bakirdir buralar. Mantar yönünden zengin olan parkurdan en cok mantarlari taniyan ve toplayan Polonyali katilimci faydalandi. Gün sonunda iclerinde shitakee gibi özel cinslerin bile bulundugu kiloluk bir mantar torbasi vardi :) Geleneksel sucuk mangal ve eritilmis helva partisinden sonra yokus asagi Tesvikiye köyü'ne kadar yürüyüp köy kahvesinde kahve icerek yorgunlugumuzu attik. 16 Haziran 2014 Pazartesi
Aytepe Beskayalar
Izmit'teki Aytepe Beskayalar'i Bukla'nin günübirlik trekking turu ile kesfettik. Günün ilk duragi olan kahvaltida asiri yagli puaca ve acmalar biz doga dostu ve sagligina düskün katilimci grubunu cok memnun etmedi. Bukla'ya tavsiye bunun yerine peynirli domatesli sandvic tercih edilmesi yönünde ;) İzmit Yuvacık‘taki Aytepe Köyü’nden başlayan yürüyüşümüz son derece rahat bir yol ile Veysel Dayi'nin yerine variyor.
Eskiden su depose olarak kullanilan yer simdi bol gölgeli ve icinde cesmeleri olan sade bir dinlenme duragi. Sömine basinda ögle yemeginin hazirlanacagi bu yere bu kadar erken varinca e daha terlemedik bile diye düsünüyor insan. Ancak burada hazirliklar yapilirken biz rehberlerden biriyle Beskayalar'in oldugu tepeye ciktik.Orman icinde dik sayilabilecek bu cikista size ara sira yolunuzu kesen kucuk su akintilari ve kus sesleri eslik ediyor. Bes kayalari gelince gördügünüz manzara ise muhtesem! Burada vadiden gelen serin rüzgar ile dinlenip manzarinin tadini cikardiktan sonar tekrar ayni yoldan Veysel Dayi'nin yerine bu sefer yokus asagi olmanin verdigi hizla daha cabuk bir dönüs yapiliyor. Gelince bizi masanin üzerinde hazirlanmis salatalık, domates, kirmizi biber, patlican ve mangalda cozurdayan yesil biberler bekliyordu. Bu istah acici manzara açık ateşte sucuk barbekü ile tamalandi ve afiyetle ekmek arasi ögle yemeklerimizi mide indirmeye koyulduk. Üstelik tadimlikta olsa mangalda mantar bile hazirlanmisti. Yemegin üzerine caylarimizi tazelemisken bir de baktik trekinglerin vazgecilmezi mangal üzerinde eritilmis helva muz eslinde hazir.

Esas yürüyüs yemekten sonra Beşkayalar Kanyonu içindeki hafif yokus asagi toprak yolda devam etti. Burada yol boyunca akan sular, erik, karayemis, kiraz agaclari, kayalardan bile fiskiran morlu pembeleri cicekler, yesili süsleyen papatyalar esliginde ilerlerken ikinci daha kücük bir selalede mola vererek soguk suda ayaklarimizi dinlendirdik. Dogaya, yesile, temiz havaya ve huzura doydugumuz gezimiz Servetiye Köyü‘nde son buldu.
Eskiden su depose olarak kullanilan yer simdi bol gölgeli ve icinde cesmeleri olan sade bir dinlenme duragi. Sömine basinda ögle yemeginin hazirlanacagi bu yere bu kadar erken varinca e daha terlemedik bile diye düsünüyor insan. Ancak burada hazirliklar yapilirken biz rehberlerden biriyle Beskayalar'in oldugu tepeye ciktik.Orman icinde dik sayilabilecek bu cikista size ara sira yolunuzu kesen kucuk su akintilari ve kus sesleri eslik ediyor. Bes kayalari gelince gördügünüz manzara ise muhtesem! Burada vadiden gelen serin rüzgar ile dinlenip manzarinin tadini cikardiktan sonar tekrar ayni yoldan Veysel Dayi'nin yerine bu sefer yokus asagi olmanin verdigi hizla daha cabuk bir dönüs yapiliyor. Gelince bizi masanin üzerinde hazirlanmis salatalık, domates, kirmizi biber, patlican ve mangalda cozurdayan yesil biberler bekliyordu. Bu istah acici manzara açık ateşte sucuk barbekü ile tamalandi ve afiyetle ekmek arasi ögle yemeklerimizi mide indirmeye koyulduk. Üstelik tadimlikta olsa mangalda mantar bile hazirlanmisti. Yemegin üzerine caylarimizi tazelemisken bir de baktik trekinglerin vazgecilmezi mangal üzerinde eritilmis helva muz eslinde hazir. 
Esas yürüyüs yemekten sonra Beşkayalar Kanyonu içindeki hafif yokus asagi toprak yolda devam etti. Burada yol boyunca akan sular, erik, karayemis, kiraz agaclari, kayalardan bile fiskiran morlu pembeleri cicekler, yesili süsleyen papatyalar esliginde ilerlerken ikinci daha kücük bir selalede mola vererek soguk suda ayaklarimizi dinlendirdik. Dogaya, yesile, temiz havaya ve huzura doydugumuz gezimiz Servetiye Köyü‘nde son buldu.
31 Mayıs 2014 Cumartesi
25 Mayıs 2014 Pazar
Foşur Foşur Banyo
Evin her kösesi elbet ayri mühim... En ferahladigimiz yerlerinden biri olan banyoda tabii. Burada banyoya dair fikir ve detaylar üzerine bir kac fotograf...

Bu örneklerin ortak özelligi ayri bir dusa kabin zemini olmadan düz ayak girilebilen ve cam bir bölme ile ayrilmis dus kabini sistemi. Benim favorim küvetin de bulundugu ve ayni sekilde dus ile beraber bu ayrilmis bölmede ferah fücur bir ortam saglayan ilk iki fotograftaki banyolar. böylece camli bölmeye girince banyonun geri kalanini islatmadan rahat rahat once dus alip sonar küvet keyfi yapmak ve saatlerce foşur foşur yikanmak mümkün ve keyifli olacaktir.
Özellikle kapali bölümde bornoz, havlu asacak ve islanmayacak bir aski iyi olur. Tabii dus alirken rahat rahat oturup saclari tarayabilecek bir tabure de kullanisli olabilir.
Küvetin kenarinda cesit cesit sampuan, krem, jel, sabun, köpük, lif, kese vb. malzemeleri güzel ve düzenli bir sekilde yerlestirebilecek bir alan özellikle benim gibi cesitli ve farkli ürünleri kullanmayi sevenler icin cok faydali. Biraz talepkar ama küvetin yaninda mumlari ve kitaplari yerlestirebilecek kuru ve biraz yüksek bir yer de küvet keyfinin tadina tad katacaktir. Malum mum ates ve suyun dengesini saglar.
Feng shuiye göre yesil ve tonlari banyonun ideal renkleri. Burada zeytin yesilinden toprak tonlarina gecisler yaparak fazla göz yoran cig ve parlak yesillerden kacinmak mümkün.
Tüm fotograflardaki önemli detaylardan biri de banyoya gün isiginin girmesi.Bu her acindan önem tasiyor. Hem havalandirma hem isik acisindan önemli. Bir de tabii ki banyoya yakisan bambulari yerlestirebilmenin de ön sarti. Illa bogaz veya deniz manzarasina gerek yok tabii ;) Aslinda gayet mütevazi istekler, maksat hayatin her anini keyifli ve degerli kilmak !
Bambuya gelince hakkinda sans, bolluk bereket getirdigine dair cesitli rivayetler bu güzel bitki, boyu 38 metreyi asan agcalardan bir metreyi gecmeyen ev süs bitkisine kadar 1200'ün üzerinde cesite sahiptir. Bambudan yapilan malzemeler gidadn insaatat, mobilyadan müzik enstrümanlarina farkli amaclarla kullanilir. Banyo icin suda büyüyen türünden iki üc dal güzel uzun bir vazoda dogru bir secim olabilir. Benim bambularin fotografini ekliyorum, bambularin fotografi ekte. Su anki evimde banyoya gün isigi almadigin icin salonumda tuttugum bambularin vazosu bamboo gövedsinden esinlenerek dizayn edildigi icin cok uyuyor.

Gel gelelim bazi detaylara...
Armatürden suyun rahatca akip gidebilmesi icin cesme konsepti favorimiz. Belki su basincindan biraz kaybeder amma soyle rahat rahat daglardan inercesine size ulasmasi bu basinc kaybina deger ;)
Ikinci detay lavabolara gelince genis bir tezgah üzerinde salata kasesi gibi büyükce bir lavabo hem modern hem de genis ve ferah. Renk ve desen banyonun geneline göre tercih edilebilir. Yine yesil ve tonlari tercihimiz üstelik desenli bir model ayri bir hava katabilir. Lavabonun oturdugu mermerin genis olmasi yine bu Alana havlu, sabun, dis fircasi, ayna gibi gerekli malzemleri koymak icin ideal olur. Bir tercihimiz de mümkün oldugu kadar banyonun yerinin üzerinin bos olmasi. Dolayisiyla lavabonun altinda yere kadar uzanan bir dolabe hic gerek yok. mümkün oldugu kadar acik bir yer hem ferahlik hem de temizlerken kolaylik saglar. Armatür mümkün oldugu kadar lavabonun üstünde olup yine uzun ve genis bir alanda rahat rahat elimizi yüzümüzü yikamamizi saglar.

Bu örneklerin ortak özelligi ayri bir dusa kabin zemini olmadan düz ayak girilebilen ve cam bir bölme ile ayrilmis dus kabini sistemi. Benim favorim küvetin de bulundugu ve ayni sekilde dus ile beraber bu ayrilmis bölmede ferah fücur bir ortam saglayan ilk iki fotograftaki banyolar. böylece camli bölmeye girince banyonun geri kalanini islatmadan rahat rahat once dus alip sonar küvet keyfi yapmak ve saatlerce foşur foşur yikanmak mümkün ve keyifli olacaktir.
Özellikle kapali bölümde bornoz, havlu asacak ve islanmayacak bir aski iyi olur. Tabii dus alirken rahat rahat oturup saclari tarayabilecek bir tabure de kullanisli olabilir. Küvetin kenarinda cesit cesit sampuan, krem, jel, sabun, köpük, lif, kese vb. malzemeleri güzel ve düzenli bir sekilde yerlestirebilecek bir alan özellikle benim gibi cesitli ve farkli ürünleri kullanmayi sevenler icin cok faydali. Biraz talepkar ama küvetin yaninda mumlari ve kitaplari yerlestirebilecek kuru ve biraz yüksek bir yer de küvet keyfinin tadina tad katacaktir. Malum mum ates ve suyun dengesini saglar.
Feng shuiye göre yesil ve tonlari banyonun ideal renkleri. Burada zeytin yesilinden toprak tonlarina gecisler yaparak fazla göz yoran cig ve parlak yesillerden kacinmak mümkün.
Tüm fotograflardaki önemli detaylardan biri de banyoya gün isiginin girmesi.Bu her acindan önem tasiyor. Hem havalandirma hem isik acisindan önemli. Bir de tabii ki banyoya yakisan bambulari yerlestirebilmenin de ön sarti. Illa bogaz veya deniz manzarasina gerek yok tabii ;) Aslinda gayet mütevazi istekler, maksat hayatin her anini keyifli ve degerli kilmak !Bambuya gelince hakkinda sans, bolluk bereket getirdigine dair cesitli rivayetler bu güzel bitki, boyu 38 metreyi asan agcalardan bir metreyi gecmeyen ev süs bitkisine kadar 1200'ün üzerinde cesite sahiptir. Bambudan yapilan malzemeler gidadn insaatat, mobilyadan müzik enstrümanlarina farkli amaclarla kullanilir. Banyo icin suda büyüyen türünden iki üc dal güzel uzun bir vazoda dogru bir secim olabilir. Benim bambularin fotografini ekliyorum, bambularin fotografi ekte. Su anki evimde banyoya gün isigi almadigin icin salonumda tuttugum bambularin vazosu bamboo gövedsinden esinlenerek dizayn edildigi icin cok uyuyor.

Gel gelelim bazi detaylara... Armatürden suyun rahatca akip gidebilmesi icin cesme konsepti favorimiz. Belki su basincindan biraz kaybeder amma soyle rahat rahat daglardan inercesine size ulasmasi bu basinc kaybina deger ;)
Ikinci detay lavabolara gelince genis bir tezgah üzerinde salata kasesi gibi büyükce bir lavabo hem modern hem de genis ve ferah. Renk ve desen banyonun geneline göre tercih edilebilir. Yine yesil ve tonlari tercihimiz üstelik desenli bir model ayri bir hava katabilir. Lavabonun oturdugu mermerin genis olmasi yine bu Alana havlu, sabun, dis fircasi, ayna gibi gerekli malzemleri koymak icin ideal olur. Bir tercihimiz de mümkün oldugu kadar banyonun yerinin üzerinin bos olmasi. Dolayisiyla lavabonun altinda yere kadar uzanan bir dolabe hic gerek yok. mümkün oldugu kadar acik bir yer hem ferahlik hem de temizlerken kolaylik saglar. Armatür mümkün oldugu kadar lavabonun üstünde olup yine uzun ve genis bir alanda rahat rahat elimizi yüzümüzü yikamamizi saglar.
12 Mayıs 2014 Pazartesi
ege esintileri
bir kus uctu
uctu uctu ve egeye kondu :)
izmirin kiyilarina...
eger cok seviyorsan, itiraf et askini... askinin tum duygularin ve tum benliklerin onune gecip, her yeri kapladigini. iste böyle oldu bizimkisi de ve seven sevene kavusmak istedi, yollar kisaldi, zorluklar kolaylasti. hayat oyle guzellesti ki, renkler berraklasti, sesler durulasti, kokular efsunlandi...
oyle guzel ki sevmek, oyle coskulu, oyle doyumsuz, oyle cok... yureginize zincir vurmayin birakin kabariyorsa tassin hic bir duvari dinlemeden onunde hic bir engel olmadan cosarak aksin... inanin coskun akan irmaklar kurumaz. ne nil kurudu ne firat.... eger deli deli akiyorsa kaynaginin saglamligindandir. dustugu yerde selale olur caglar ama daha da cosarak devam eder yoluna...
bir gün de yolu izmire düsebilir. Izmir güzel sehir, yine de büyük sehir... carpik köseleri var her büyük sehir gibi. Ege palas da böyle bir tarafi bulvar diger tarafi izbe ama merkezi bir "business" otel. Ne odalari ne de kahvaltisi dört yildizi hakkedecek kadar dört dörtlük ama yeri merkezi, asansörü manzarali.
Alsancakta güzel bir yürüyüs, ev yemekleri yapan mekanlardan birinde muhtesem ev yapimi mantiyi dibine vurmaca. sonar hop vapura atlayip karsiyaka sefasi. Rüzgarin saclarini oksamasi deniz kenerinda... bunun üzerine iskelede manzaraya karsi kahve keyfi ohhh degmeyin bize :)
Manisa yolu, bol virajli, yagmurda tehlikeli olacak kadar hem de... Manisa bir yesil ege sehri... bir tarafinda Spil dagindan digger tarafta sehzadelere sancak olmaktan ileri gelen asaleti... ve her seyiyle sirinligi, huzuru, sukuneti... biz zaten hep bu sehri aramiyor muyduk?
Yeni bir yerde güzel bir yemek icin en güzel tüyoyu oranin yerlilerinden alabilirsiniz, biraz cesaret biraz insan sarrafligi biraz sans, dogru insana sordunuz mu, gerisi kolay ;) iste biz de böyle bulduk altin kus'u ve tadini cikardik muhtesem köftelerinin. burasi kilo ile et satan ve siparislerinizi aninda pisirip size sunan cok uste bir kasap restoran. Kasap köftesi, kendilerine özgü biberli köfteleri, biftege sarili kasap köfte, antrikot ve daha bir cok et cesitleri ile once gözünüzü doyuruyor. zeytinyaglilardan olusan bir de salata bari var. Sizin sectiginiz eti pisirip altinda ates olan bir sunum ile masaniza getirioyr ki siz de bu güzel lezzeti sicak sicak tüketebilin. Iste kalbe giden yolun mideden gectiginin bir ispati daha ;) (Mimar Sinan Bulv. no:225/A Keçili Köy Mh. Türkiye/Manisa/MERKEZ ŞEHZADELER Tel: 0 236 236 33 63 / 0 236 236 09 55)
Dovotel size butik otel konforunu ve keyfini Manisa'da yasatabilen sirin sevimli ve zevkle dizayn edilmis bir yer. Tek dezavantaji hala sigara icilebilen odalarinin olmasi. Sigara kokusuna hassas kisiler sigara icilmeyen ve kocaman camlari olan odalari tercih edebilir tabii ama bu odanin dezavantaji ise camin acilabilir olmamasi. Güzel, kaliteli ve zengin bir kahvlati sabahleyin sizi resepsiyonun yanindaki yine zevkle düzenlenmis salonda bekliyor. (75. Yıl Mh., 5375. Sokak
(Ceren Sk.) No:11, 45010 Manisa, Türkiye +90 236 302 0252)
Manisa'yi gömek, gezmek, tanimaya baslamak güzeldi cok güzeldi. Her sehir bir insan gibidir, yeni sehirler yeni tanisilan insanlar, kesfedilecek daha cok yönü olan yepyeni yüzler. Manisa ise yeni
edinilen bir arkadasti bizim icin, güvenilir bir dost olmaya aday. Iste böyle güzel izlenimlerle tanistigimiz sehirden kara haber geldi iki gün önce. Yanindan gectigimiz, belki yol sordugumuz insanlarin hayatlarinda, onlarin dost, akraba, komsularinin hayatlarinda derin yaralar acan bir facia haberi. Soma'daki madende yasanilan kaza ve kömür icaginda ekmek paralrini cikarmak icin ugrasan yüzlerce insanin ansizin, cok aci bir sekilde hayatlarini kaybetmeleri. hayat...neydi ki? bir nefes... simdi aldigimiz simdi verdigimiz bir tek nefes, bir saniye sonra alip alamayacagimiz bir tek nefesti hayat... icinde milyonlarca renk, tat, koku, duygu barindiran sonsuz bir okyanusu andiran ama bir nefeste bitiveren, vazgecilmez ama illa da bir sonu olan hayat... o elleri kara gönlü güzel insanlardan gecip gitti bir anda. arkada kalanlarin hayatlarinin üzerinde kara bir gölge birakip... her cenli bir gün ölümü tadacak elbet. birkalim da insanimiz güzel ölsün, kendine yarasir bir sekilde, o bir tek nefese
verilen önemi hissettirerek... ihmal bu kadar can güvensizligi bu kadar cehalet bu kadar az gelismislik ve bu kadar hirs hayatini idame ettirmek icin calisanlarin yasanmlarina ve onlari seven masum insanlarin bogazinda dugum dugum hickiriga sebep olmasin... bir daha böyle ihmalkarliklar, böyle can kayiplari yasanmasin...
yola devam...
araba yolculugunun bir güzel yani da dilediginiz yerde, gözünüze kestirdiginiz noktada mola verebilmektir. biz de böylece bir yer kesfettik: yel degirmeni! Aslinda un üretcisi olan sahipleri ayni
zamanda yel degirmeni seklinde gözden kacamayacak büyüklükte bir mola yeri yapmislar. yemekelri güzel, ici ferah ve temiz, lavabolari genis ve hijyenik, bahcesi ve alsiveris yapabileceginiz minik bir marketi de olan güzel bir mola yeri. Özellikle balikesirin zambak kolonyasini hediyelik olarak tavsiye ederiz.bundan sonra bizim rotamiza düserse favori mola yerlerimiz arasina girdi :)
mudanya, marmara denizine yaslanmis güzel bir kasaba, güzelyali mudanyanin az ilerisinde bursalilarin yazliklarinin yogunlukta oldugu ve arabali vapuru iskelesi ile daha bir taninmis olan sirin bursa semti. ve bir de bakalim ne bulduk burada? bundan yillar önce bir dergide okuyup hayran kaldigim ama daha sonra izini bulamadigim turan emeksiz! turan emeksiz, eski bir sehir hatlari vapuru, hurdaya ayrilip jilet olmasina az kala yaratici bir fikir ile kendi küllerinden yeninden canlanan bu vapur artik bir otel olarak isletiliyor. turan emeksiz 28 Nisan 1960 tarihinde İstanbul Beyazıt Meydanında öğrenci olaylarında çıkan çatışmada ölen ilk kişi. tamamen orjinaline sadik
kalinarak renove edilen vapur artik yerinden kimildamiyor, otantik vapur otel adiyla müsterilerine karadaki otellerin sunabilecegi konforun fazlasini ve eski zamanlarin nostaljisini sunuyor. Odalari
her türlü ihtiyaci karsilayacak sekilde sonderece modern olarak hazirlamis ve bununla beraber vapurun dizaynini ve ruhunu korumus. bazi odalarindaki genis camlar acilibiliyor (orn 113). Sansiniz varsa böyle bir odaya denk gelebilirsiniz. Ayrica cok sik ve nezih bir restorani var. Kaptan köskü ise romantik bir gece gecirmek isteyen ciftler icin rezervasyona hazir! Ayrica en alt kattaki salon veya ön
güverte dügün, nisan, kokteyl gibi etkinlikler icin kiralanabiliyor. Aslinda otel ile ilgili tek gözümüzü rahatsiz eden sey geminin nostaljisine uymayan, koca koca renkli ve isikli pano ile otelin isminin üst güvertenin her iki yanina yazilmasi oldu. (Adres : Burgaz mahallesi Balıkçı barınağı girişi No:3 - Güzelyalı yat limanı içi -Mudanya / Bursa Bursa merkezden araç ile 20 dakikalık mesafede olan
otelimiz, Güzelyalı feribot iskelesinden 5 dakikalık yürüyüş mesafesindedir. Telefon / Faks : +90 224 554 43 00 / +90 224 554 43 34 GSM : 0532 603 56 37 Web / E-mail : www.otantikotel.com /
info@otantikotel.com )
eger ruhunuzla barisiksaniz ve ruh esinizle iste o zaman her mekan ayri bir güzellesiyor, gezmek apayri bir lezzete dönüsüyor...
uctu uctu ve egeye kondu :)
izmirin kiyilarina...
eger cok seviyorsan, itiraf et askini... askinin tum duygularin ve tum benliklerin onune gecip, her yeri kapladigini. iste böyle oldu bizimkisi de ve seven sevene kavusmak istedi, yollar kisaldi, zorluklar kolaylasti. hayat oyle guzellesti ki, renkler berraklasti, sesler durulasti, kokular efsunlandi...
oyle guzel ki sevmek, oyle coskulu, oyle doyumsuz, oyle cok... yureginize zincir vurmayin birakin kabariyorsa tassin hic bir duvari dinlemeden onunde hic bir engel olmadan cosarak aksin... inanin coskun akan irmaklar kurumaz. ne nil kurudu ne firat.... eger deli deli akiyorsa kaynaginin saglamligindandir. dustugu yerde selale olur caglar ama daha da cosarak devam eder yoluna...
bir gün de yolu izmire düsebilir. Izmir güzel sehir, yine de büyük sehir... carpik köseleri var her büyük sehir gibi. Ege palas da böyle bir tarafi bulvar diger tarafi izbe ama merkezi bir "business" otel. Ne odalari ne de kahvaltisi dört yildizi hakkedecek kadar dört dörtlük ama yeri merkezi, asansörü manzarali.
Alsancakta güzel bir yürüyüs, ev yemekleri yapan mekanlardan birinde muhtesem ev yapimi mantiyi dibine vurmaca. sonar hop vapura atlayip karsiyaka sefasi. Rüzgarin saclarini oksamasi deniz kenerinda... bunun üzerine iskelede manzaraya karsi kahve keyfi ohhh degmeyin bize :)
Manisa yolu, bol virajli, yagmurda tehlikeli olacak kadar hem de... Manisa bir yesil ege sehri... bir tarafinda Spil dagindan digger tarafta sehzadelere sancak olmaktan ileri gelen asaleti... ve her seyiyle sirinligi, huzuru, sukuneti... biz zaten hep bu sehri aramiyor muyduk?
Yeni bir yerde güzel bir yemek icin en güzel tüyoyu oranin yerlilerinden alabilirsiniz, biraz cesaret biraz insan sarrafligi biraz sans, dogru insana sordunuz mu, gerisi kolay ;) iste biz de böyle bulduk altin kus'u ve tadini cikardik muhtesem köftelerinin. burasi kilo ile et satan ve siparislerinizi aninda pisirip size sunan cok uste bir kasap restoran. Kasap köftesi, kendilerine özgü biberli köfteleri, biftege sarili kasap köfte, antrikot ve daha bir cok et cesitleri ile once gözünüzü doyuruyor. zeytinyaglilardan olusan bir de salata bari var. Sizin sectiginiz eti pisirip altinda ates olan bir sunum ile masaniza getirioyr ki siz de bu güzel lezzeti sicak sicak tüketebilin. Iste kalbe giden yolun mideden gectiginin bir ispati daha ;) (Mimar Sinan Bulv. no:225/A Keçili Köy Mh. Türkiye/Manisa/MERKEZ ŞEHZADELER Tel: 0 236 236 33 63 / 0 236 236 09 55)
Dovotel size butik otel konforunu ve keyfini Manisa'da yasatabilen sirin sevimli ve zevkle dizayn edilmis bir yer. Tek dezavantaji hala sigara icilebilen odalarinin olmasi. Sigara kokusuna hassas kisiler sigara icilmeyen ve kocaman camlari olan odalari tercih edebilir tabii ama bu odanin dezavantaji ise camin acilabilir olmamasi. Güzel, kaliteli ve zengin bir kahvlati sabahleyin sizi resepsiyonun yanindaki yine zevkle düzenlenmis salonda bekliyor. (75. Yıl Mh., 5375. Sokak
(Ceren Sk.) No:11, 45010 Manisa, Türkiye +90 236 302 0252)
Manisa'yi gömek, gezmek, tanimaya baslamak güzeldi cok güzeldi. Her sehir bir insan gibidir, yeni sehirler yeni tanisilan insanlar, kesfedilecek daha cok yönü olan yepyeni yüzler. Manisa ise yeni
edinilen bir arkadasti bizim icin, güvenilir bir dost olmaya aday. Iste böyle güzel izlenimlerle tanistigimiz sehirden kara haber geldi iki gün önce. Yanindan gectigimiz, belki yol sordugumuz insanlarin hayatlarinda, onlarin dost, akraba, komsularinin hayatlarinda derin yaralar acan bir facia haberi. Soma'daki madende yasanilan kaza ve kömür icaginda ekmek paralrini cikarmak icin ugrasan yüzlerce insanin ansizin, cok aci bir sekilde hayatlarini kaybetmeleri. hayat...neydi ki? bir nefes... simdi aldigimiz simdi verdigimiz bir tek nefes, bir saniye sonra alip alamayacagimiz bir tek nefesti hayat... icinde milyonlarca renk, tat, koku, duygu barindiran sonsuz bir okyanusu andiran ama bir nefeste bitiveren, vazgecilmez ama illa da bir sonu olan hayat... o elleri kara gönlü güzel insanlardan gecip gitti bir anda. arkada kalanlarin hayatlarinin üzerinde kara bir gölge birakip... her cenli bir gün ölümü tadacak elbet. birkalim da insanimiz güzel ölsün, kendine yarasir bir sekilde, o bir tek nefese
verilen önemi hissettirerek... ihmal bu kadar can güvensizligi bu kadar cehalet bu kadar az gelismislik ve bu kadar hirs hayatini idame ettirmek icin calisanlarin yasanmlarina ve onlari seven masum insanlarin bogazinda dugum dugum hickiriga sebep olmasin... bir daha böyle ihmalkarliklar, böyle can kayiplari yasanmasin...
yola devam...
araba yolculugunun bir güzel yani da dilediginiz yerde, gözünüze kestirdiginiz noktada mola verebilmektir. biz de böylece bir yer kesfettik: yel degirmeni! Aslinda un üretcisi olan sahipleri ayni
zamanda yel degirmeni seklinde gözden kacamayacak büyüklükte bir mola yeri yapmislar. yemekelri güzel, ici ferah ve temiz, lavabolari genis ve hijyenik, bahcesi ve alsiveris yapabileceginiz minik bir marketi de olan güzel bir mola yeri. Özellikle balikesirin zambak kolonyasini hediyelik olarak tavsiye ederiz.bundan sonra bizim rotamiza düserse favori mola yerlerimiz arasina girdi :)
mudanya, marmara denizine yaslanmis güzel bir kasaba, güzelyali mudanyanin az ilerisinde bursalilarin yazliklarinin yogunlukta oldugu ve arabali vapuru iskelesi ile daha bir taninmis olan sirin bursa semti. ve bir de bakalim ne bulduk burada? bundan yillar önce bir dergide okuyup hayran kaldigim ama daha sonra izini bulamadigim turan emeksiz! turan emeksiz, eski bir sehir hatlari vapuru, hurdaya ayrilip jilet olmasina az kala yaratici bir fikir ile kendi küllerinden yeninden canlanan bu vapur artik bir otel olarak isletiliyor. turan emeksiz 28 Nisan 1960 tarihinde İstanbul Beyazıt Meydanında öğrenci olaylarında çıkan çatışmada ölen ilk kişi. tamamen orjinaline sadik
kalinarak renove edilen vapur artik yerinden kimildamiyor, otantik vapur otel adiyla müsterilerine karadaki otellerin sunabilecegi konforun fazlasini ve eski zamanlarin nostaljisini sunuyor. Odalari
her türlü ihtiyaci karsilayacak sekilde sonderece modern olarak hazirlamis ve bununla beraber vapurun dizaynini ve ruhunu korumus. bazi odalarindaki genis camlar acilibiliyor (orn 113). Sansiniz varsa böyle bir odaya denk gelebilirsiniz. Ayrica cok sik ve nezih bir restorani var. Kaptan köskü ise romantik bir gece gecirmek isteyen ciftler icin rezervasyona hazir! Ayrica en alt kattaki salon veya ön
güverte dügün, nisan, kokteyl gibi etkinlikler icin kiralanabiliyor. Aslinda otel ile ilgili tek gözümüzü rahatsiz eden sey geminin nostaljisine uymayan, koca koca renkli ve isikli pano ile otelin isminin üst güvertenin her iki yanina yazilmasi oldu. (Adres : Burgaz mahallesi Balıkçı barınağı girişi No:3 - Güzelyalı yat limanı içi -Mudanya / Bursa Bursa merkezden araç ile 20 dakikalık mesafede olan
otelimiz, Güzelyalı feribot iskelesinden 5 dakikalık yürüyüş mesafesindedir. Telefon / Faks : +90 224 554 43 00 / +90 224 554 43 34 GSM : 0532 603 56 37 Web / E-mail : www.otantikotel.com /
info@otantikotel.com )
eger ruhunuzla barisiksaniz ve ruh esinizle iste o zaman her mekan ayri bir güzellesiyor, gezmek apayri bir lezzete dönüsüyor...
8 Nisan 2014 Salı
Marmaris - tam tadinda
Nereden başlasak bilemiyoruz. Muhteşem bir geziydi.
Marmaris'e daha önce defalarca gitmiş olmama aslında pek de görmemişim oraları. Aslında bu sefer çok farklıydı ;) Daha önce gördüğüm yerler şimdi bir başkaydı.
Hayat bir devrandir, dönüp gider, iste o döndükce ve size en güzel hediyelrini verdikce dünyaya bakisiniz ve mekanlari algilayisinizda öyle degisiyor. Hem gördügünüz yerler hem de gecirdiginiz zaman ayri bir tatlaniyor. Bu seferde öyle oldu, üstelik en güzel zamaninda Marmaris'in, kimseler gelmeden sadece Marmarislilerle tadini cikardik.
- Icmeler, daha karpuz kabugu denize dusmedi, sezlong yarisi baslamadi, kumsalin ve iskelerin üzerine atilan masalarda pazar kahvaltisi keyfi, üstelik en kaliteli malzemeler, yemisli biberli enfes cesitler, ev yapimi receller ile sürüyor.
- Kervan Ocakbasi, kalite deniz manzarasi aramaz prensibinden hareketle, eski yerlerinde cikan anlasmazliktan sonra sehrin icine gecen bu restorani Marmarisli dostlarimiz olmasa kesfedemez ve Istanbul'un benim diyen kebapcilarina sapka cikartacak sislerinin tadina varamazdik. Armutalan, Marmaris, Muğla (0252) 417-73- 51
- Akyaka,Marmaris
Marmaristen gökova ya çıkarken Muğla yoluna sapmadan hemen önce görebilirsiniz tabelaları. Kıyıda dolaşmak çok keyifli. Ayrıca azmak deresi boyunca yürüyebilir, sazlıkları, ördekleri izleyebilirsiniz. Şırıl şırıl akan dereyi dinlemek ayrı bir zevk. Balık restoranlarına bir uğrayın. Bizim tavsiyemiz Kordon Restoran, Ismail Usta'nin yeri, Tel. 0252 243 5251, www.kordonrestaurant.com.tr
Bu arada Akyaka da muhteşem bir güzelliktende bahsetmeden geçmeyelim. Muğla dan Marmaris yönüne doğru arabayla gelirken Gökova ya yaklaştığınızda yol tepeden aşağı doğru inerken yukardan ovaya bakarsanız yeşil bir yol görürsünüz ovayı baştan başa geçen. Yanına gittiğinizde sanki ağaçlardan yapılma bir tünelle karşılaşırsınız. Okaliptüs ağaçlarının gölgesinde içinde yol geçer. İnsan fotoğraf çekmekten kendini alamıyor. Yaklaşık 70 yıl önce oradaki halk bataklığı kurutmak için 1500 ağaç dikmişler. 1996 yılına kadar da Marmaris e ulaşım bu ağaç tünel kullanılarak yapılıyordu. Artık yan tarafından çok şeritli yol ile ulaşım sağlanıyor Gökova dan Marmaris e.
- Hisarönü
Datça yolu üzerinde. Marmariste tekne turu yapmak yerine bu gidişinizde bu sefer Hisarönü turuna katılın. Daha sakin ve keyifli bir gezi. Yarımada boyunca Simi Ada'sına doğru yapılan turlarda koylar bir başka.
Hisarönü'nde Kızkumu'na kesinlikle gidilmeli. Kıyıdan koya doğru uzanan 600 m uzunluğunda sığ bir yol. Derinliği dizlerinize gelmiyor. Suyun içinden denize doğru uzanan yolda sevdiğinizle romantik bir yürüyüş yapabilirsiniz ;) Tabi bir de hikayesi var. Kral dan kaçıp sevdiği cobana ulaşmaya çalışan kız kıyıya geldiğinde eteğine taşları doldurur. Denize atarak ilerler. Taşlar bittiğinde kendisi orada boğulur.
- Söğüt
Hisarönü'ne dogru yarimadayi dönmeye baslayinca biz maceracilar durdurak bilmedik ve basta sinyallerini vermesine ragmen hedefimiz olan Sögüt'e dogru yola devam ettik. Sogukkanli dostumuz soför koltugunda dort ceker Subaru Forester'in hakkini verince bir offroad macerasinin icinde bulduk kendimizi. Zor Yollar programini nasil severek izledigimizden bahsedereken aslinda böyle bir maceraya girecegimizden haberimiz yoktu. Asiri yagmurlardan ve adim basi insaatlara malzeme tasiyan kamyon ve betonmikserlerinden artik darmanduman olmus yolun sonuna kadar keskin virajlardan yigilan taslardan ve derin cukurlardan yilmadik hoplaya ziplaya Sögüt'e kadar geldik. Ne yazik ki burada bizi bekleyen surprise hic hazir degildik. Öve öve biiremedigim ve mezeleri vahadaki su gibi artik gözümüzün önünde canlanmaya baslayan Octopus Restaurant (36 degrees 39.5' N - 28 degrees 05.5' E, Kızılyer İskele Mahallesi, Söğüt Köyü Marmaris / MUĞLA(90) 252 496 5047, (90) 532 312 0025) henüz acilmamisti. Sezon baslamamasi Marmaris'in keyfine daha cok varmamizi saglarken digger taraftan hazirliklarini tamamlama da gec kalan yerler Ege'nin de verdigi rehavetle bizim gibi zamansiz misafirlerini hayal kirikligina ugratiyordu.
- Selimiye
Bize durdurak yok vesselam, bir nefeste offroad maceramizin dönüs yoluna koyulduk ve bu sefer rotayi Selimiye'ye cevirdik. Bu sefer de sezonun baslmamasinin avantajini yasadik ve gecen yaz geldigimde hinca hinc dolu olan ve yer bulamadigimiz icin oturamadigimiz Sardunya Restoran (48700 Selimiye / Muğla, 0090 252 446 4003) hem yemeklerinin hem de mekaninin tadini cikardik.
Mezelerinin farki mekanin dolulugunu acikliyordu ve kilic balaginin bu kadar lezzetli baska bir yerde
yedigimi hatirlamiyorum. Üstelik her yer bize ait olunca hem disarida manzarnin tadini cikardik.
Hem de rüzgar hizlanip firtina baslayinca icerideki söminenin citirdatarak yaktigi odunlarinin isisinda muhabbetin ve tatlilarin keyfine vardik. Sadec ebir konu halen gizemini koruyor, bizi agirlayan restoran sahiplerinin akrabalik derecesi, kardesler mi yoksa amca cocuklari mi, spekülasyonlar devam ediyor ;)

- Johnny
Yol iyidir, yolculuklar bir baskadir, insan mekanla beraber kendisini de kesfeder ama hepsinden öte dostluklar sahanedir. Iste belki de yasadigimiz anlari en anlamli yapanda hayatimizdaki insanlardir. Bu yolculugumda bunu degerini bir kere daha cok iyi anladim. Yakin arkadaslarimin misafirperverligi ve candanligi ile cok hos bir zaman gecirdik, bu vesile ile cok sevgili arkadasima, dostuma tesekkürü borc biliyorum, artik onlar zaten Marmarisli oldu. Eeee söz dostluklardan acilmisken bu seyahetin en sadik ve en sevimli dostu Johnny'den bahsetmeden gecmek olmaz. Heybeti ve asaleti ile cevredekilerin gözünü korkutsada halen cocuk kalan ruhu, sefkati, merhameti ve zekasiyla insani büyüleyen gercek bir dost. Seni sevmeye alismam zaman aldi Johnny ama sana doyamadim!
- Yalanci Bogaz
Marmaris'te herkes nezih ortami, güzel restoranlari, şık magazalari ve genis tekne baglama kapasitesi ile Netsel Marinayi bilir. Biz bu sefer yogun programimizdan ancak bir iki kere firsat bulup gidebildik. Ancak Marmaris'te iki marina daha var ve bunlardan yalanci bogaz gercekten görmeye deger, bir tarafta cilgin dalgalarin köpürttügü lacivert acik denizi size kendine cagirirken diger tarafta yüksek beton duvarlar ile korunmus marina ve Marmaris koyunun sakin sularinin olusturdugu tezat görülmeye deger.
- Yunus Cafe Bar
Marmaris gece hayati dendiginde herkesin aklinda kimbilir neler canlanir, bu mekan ise tam Marmarislilere nezih bir ortamda leziz yemekler ve canli müzik esliginde cok hos bir ortam sunuyor. Gezimizi taclandiran bir cuma aksami etkinligini hem de gayet kaliteli ve cadde standartlarinda yasadik. (Kemeralti Mahallesi 228. sokak No : 5 | 228. Sokak, Marmaris 48700)
MOTTOmuz Life is short stay awake for it!
Gitmek lazım Görmek lazım. Çok gezen mi bilir ? Çok okuyan mı ? Sizce ?? :)))
Marmaris'e daha önce defalarca gitmiş olmama aslında pek de görmemişim oraları. Aslında bu sefer çok farklıydı ;) Daha önce gördüğüm yerler şimdi bir başkaydı.
Hayat bir devrandir, dönüp gider, iste o döndükce ve size en güzel hediyelrini verdikce dünyaya bakisiniz ve mekanlari algilayisinizda öyle degisiyor. Hem gördügünüz yerler hem de gecirdiginiz zaman ayri bir tatlaniyor. Bu seferde öyle oldu, üstelik en güzel zamaninda Marmaris'in, kimseler gelmeden sadece Marmarislilerle tadini cikardik.
- Icmeler, daha karpuz kabugu denize dusmedi, sezlong yarisi baslamadi, kumsalin ve iskelerin üzerine atilan masalarda pazar kahvaltisi keyfi, üstelik en kaliteli malzemeler, yemisli biberli enfes cesitler, ev yapimi receller ile sürüyor.- Kervan Ocakbasi, kalite deniz manzarasi aramaz prensibinden hareketle, eski yerlerinde cikan anlasmazliktan sonra sehrin icine gecen bu restorani Marmarisli dostlarimiz olmasa kesfedemez ve Istanbul'un benim diyen kebapcilarina sapka cikartacak sislerinin tadina varamazdik. Armutalan, Marmaris, Muğla (0252) 417-73-
- Akyaka,Marmaris
Marmaristen gökova ya çıkarken Muğla yoluna sapmadan hemen önce görebilirsiniz tabelaları. Kıyıda dolaşmak çok keyifli. Ayrıca azmak deresi boyunca yürüyebilir, sazlıkları, ördekleri izleyebilirsiniz. Şırıl şırıl akan dereyi dinlemek ayrı bir zevk. Balık restoranlarına bir uğrayın. Bizim tavsiyemiz Kordon Restoran, Ismail Usta'nin yeri, Tel. 0252 243 5251, www.kordonrestaurant.com.trBu arada Akyaka da muhteşem bir güzelliktende bahsetmeden geçmeyelim. Muğla dan Marmaris yönüne doğru arabayla gelirken Gökova ya yaklaştığınızda yol tepeden aşağı doğru inerken yukardan ovaya bakarsanız yeşil bir yol görürsünüz ovayı baştan başa geçen. Yanına gittiğinizde sanki ağaçlardan yapılma bir tünelle karşılaşırsınız. Okaliptüs ağaçlarının gölgesinde içinde yol geçer. İnsan fotoğraf çekmekten kendini alamıyor. Yaklaşık 70 yıl önce oradaki halk bataklığı kurutmak için 1500 ağaç dikmişler. 1996 yılına kadar da Marmaris e ulaşım bu ağaç tünel kullanılarak yapılıyordu. Artık yan tarafından çok şeritli yol ile ulaşım sağlanıyor Gökova dan Marmaris e.
- Hisarönü
Datça yolu üzerinde. Marmariste tekne turu yapmak yerine bu gidişinizde bu sefer Hisarönü turuna katılın. Daha sakin ve keyifli bir gezi. Yarımada boyunca Simi Ada'sına doğru yapılan turlarda koylar bir başka.
Hisarönü'nde Kızkumu'na kesinlikle gidilmeli. Kıyıdan koya doğru uzanan 600 m uzunluğunda sığ bir yol. Derinliği dizlerinize gelmiyor. Suyun içinden denize doğru uzanan yolda sevdiğinizle romantik bir yürüyüş yapabilirsiniz ;) Tabi bir de hikayesi var. Kral dan kaçıp sevdiği cobana ulaşmaya çalışan kız kıyıya geldiğinde eteğine taşları doldurur. Denize atarak ilerler. Taşlar bittiğinde kendisi orada boğulur.
- Söğüt
Hisarönü'ne dogru yarimadayi dönmeye baslayinca biz maceracilar durdurak bilmedik ve basta sinyallerini vermesine ragmen hedefimiz olan Sögüt'e dogru yola devam ettik. Sogukkanli dostumuz soför koltugunda dort ceker Subaru Forester'in hakkini verince bir offroad macerasinin icinde bulduk kendimizi. Zor Yollar programini nasil severek izledigimizden bahsedereken aslinda böyle bir maceraya girecegimizden haberimiz yoktu. Asiri yagmurlardan ve adim basi insaatlara malzeme tasiyan kamyon ve betonmikserlerinden artik darmanduman olmus yolun sonuna kadar keskin virajlardan yigilan taslardan ve derin cukurlardan yilmadik hoplaya ziplaya Sögüt'e kadar geldik. Ne yazik ki burada bizi bekleyen surprise hic hazir degildik. Öve öve biiremedigim ve mezeleri vahadaki su gibi artik gözümüzün önünde canlanmaya baslayan Octopus Restaurant (36 degrees 39.5' N - 28 degrees 05.5' E, Kızılyer İskele Mahallesi, Söğüt Köyü Marmaris / MUĞLA(90) 252 496 5047, (90) 532 312 0025) henüz acilmamisti. Sezon baslamamasi Marmaris'in keyfine daha cok varmamizi saglarken digger taraftan hazirliklarini tamamlama da gec kalan yerler Ege'nin de verdigi rehavetle bizim gibi zamansiz misafirlerini hayal kirikligina ugratiyordu.- Selimiye
Bize durdurak yok vesselam, bir nefeste offroad maceramizin dönüs yoluna koyulduk ve bu sefer rotayi Selimiye'ye cevirdik. Bu sefer de sezonun baslmamasinin avantajini yasadik ve gecen yaz geldigimde hinca hinc dolu olan ve yer bulamadigimiz icin oturamadigimiz Sardunya Restoran (48700 Selimiye / Muğla, 00Hem de rüzgar hizlanip firtina baslayinca icerideki söminenin citirdatarak yaktigi odunlarinin isisinda muhabbetin ve tatlilarin keyfine vardik. Sadec ebir konu halen gizemini koruyor, bizi agirlayan restoran sahiplerinin akrabalik derecesi, kardesler mi yoksa amca cocuklari mi, spekülasyonlar devam ediyor ;)

- Johnny
Yol iyidir, yolculuklar bir baskadir, insan mekanla beraber kendisini de kesfeder ama hepsinden öte dostluklar sahanedir. Iste belki de yasadigimiz anlari en anlamli yapanda hayatimizdaki insanlardir. Bu yolculugumda bunu degerini bir kere daha cok iyi anladim. Yakin arkadaslarimin misafirperverligi ve candanligi ile cok hos bir zaman gecirdik, bu vesile ile cok sevgili arkadasima, dostuma tesekkürü borc biliyorum, artik onlar zaten Marmarisli oldu. Eeee söz dostluklardan acilmisken bu seyahetin en sadik ve en sevimli dostu Johnny'den bahsetmeden gecmek olmaz. Heybeti ve asaleti ile cevredekilerin gözünü korkutsada halen cocuk kalan ruhu, sefkati, merhameti ve zekasiyla insani büyüleyen gercek bir dost. Seni sevmeye alismam zaman aldi Johnny ama sana doyamadim!
- Yalanci Bogaz
Marmaris'te herkes nezih ortami, güzel restoranlari, şık magazalari ve genis tekne baglama kapasitesi ile Netsel Marinayi bilir. Biz bu sefer yogun programimizdan ancak bir iki kere firsat bulup gidebildik. Ancak Marmaris'te iki marina daha var ve bunlardan yalanci bogaz gercekten görmeye deger, bir tarafta cilgin dalgalarin köpürttügü lacivert acik denizi size kendine cagirirken diger tarafta yüksek beton duvarlar ile korunmus marina ve Marmaris koyunun sakin sularinin olusturdugu tezat görülmeye deger.
- Yunus Cafe Bar
Marmaris gece hayati dendiginde herkesin aklinda kimbilir neler canlanir, bu mekan ise tam Marmarislilere nezih bir ortamda leziz yemekler ve canli müzik esliginde cok hos bir ortam sunuyor. Gezimizi taclandiran bir cuma aksami etkinligini hem de gayet kaliteli ve cadde standartlarinda yasadik. (Kemeralti Mahallesi 228. sokak No : 5 | 228. Sokak, Marmaris 48700)
MOTTOmuz Life is short stay awake for it!
Gitmek lazım Görmek lazım. Çok gezen mi bilir ? Çok okuyan mı ? Sizce ?? :)))
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













